19 Ocak 2018 Cuma

L'rouge Bebek Şampuanı

Bebeklerin cildi, yetişkinlerin cildinden çok daha hassas ve narindir. Saç dipleri yeni geliştiğinden ve bağışıklık sistemi henüz gelişmekte olduğu için yetişkinlere özel olarak üretilmiş bir şampuan, bebeğin cildinde çeşitli alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle kullanılacak olan şampuanın da bebek sağlığını tehdit edici özellikte olmamasına dikkat etmek gerekir.
Paraben, Phtalate, Phenoxyethanol, SLES, Sodyum Klorür, Hayvansal Maddeler ve Sabun içermeyen L'rouge Bebek Şampuanı, cilde uygun pH 5.5 değeriyle cildin yapısına ve cildin su / yağ dengesine zarar vermez. İçerdiği saf tohum yağları ve bitkisel ekstreleri sayesinde bebeğin narin saçlarına ipeksi bir yumuşaklık vererek temizler. Tahriş ve konak oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Hem saç hem de vücut için kullanılabilir.
Biotin, Vitamin H, Vitamin E, D-Panthenol ve Herbal Extracts ( bitki özü ) zengin içeriği ile cildin doğal koruma bariyerini güçlendirmeye yardımcı olan şampuan; mısır ve buğday tohumu yağı ile cilde sağlıklı bir görünüm kazandırır; papatya ile cildi rahatlatır; aynı safa ile cildi yatıştırır; dexpanthenol ile cildin nem dengesini sağlar ve Vitamin H ve Vitamin E ile cildi besler. Orijini belli sertifikalı doğal aktifler içeren, dermatolojik olarak test edilmiş  ve hayvanlar üstünde denenmeyen L'rouge Bebek Şampuanı doğumdan itibaren kullanılabilir.
Tanıtım Yazısıdır

FACEBOOK , INSTAGRAM , TWİTTER hesaplarımı beğenip, takibe almayı unutmayın olur mu?

17 Ocak 2018 Çarşamba

L'rouge Feminine İntimate Gel

Her organın kendini temizleme sistemi olduğu gibi cinsel bölgenin de kendine özgü bir temizleme sistemi bulunur. Normal şartlarda vajina, hastalıklara karşı kendi savunma mekanizmasını sağlayan bir floraya sahiptir.  Vajinanın 3.8 ile 4.5 arasında sabit olan pH'ı, doğal bir savunma mekanizması oluşturur. Böylece vajinanın içinde herhangi bir temizleme işlemi yapılmasa da bu bölge temiz kalır. Fakat; regl, hamilelik, menopoz gibi dönemsel hormonal dalgalanmalar; günlük aktiviteler, egzersiz, cinsel aktivite, belirli ilaç tedavileri ve antibiyotikler, sabun ve duş jelleri, stres, yorgunluk veya güçsüz bağışıklık sistemi, sentetik veya sıkı iç çamaşırı, deterjan ve yumuşatıcılar gibi faktörler genital bölgenin doğal dengesini bozabilir ve enfeksiyonlar oluşabilir. Böyle durumlarda vajinal bölgede hijyenden şüphe ediliyor ise temizliğine de dikkat etmek gerekir.
İntim temizlik, genital bölge temizliğidir. Genital bölge temizliğinde kullanılan ürünlerde; ürün içeriğinin nazik formlu olmasına, ph değerinin cilt pH'ı ile uyumlu olmasına, alerjik reaksiyonlara-cilt yıpranmalarına sebep olmayacak bileşim içermesine ve de temizliğin dış genital bölgeye yapılmasına dikkat edilmelidir.
L'rouge Feminine Intimate Gel ;
*Alkali ve sabun içermez.
*Özellikle intim bölgesi temizliği için uygundur. Dış genital bölgeye uygulanır.
*pH 4.2 değeri ile doğal intim florasını bozmadan temizler ve deodorize ( kokuyu giderme ) eder.
*Genital bölgeyi cildi tahriş etmeden temizler.
*İltihap belirtilerinin azalmasına yardımcı olur ve lokal kan dolaşımının düzene girmesini destekler.
*Dokuların ve derinin sağlıklı hücrelerinin çoğalmasını hızlandırmaya yardımcı olur.
*Bakteriyel ve viral ( virüsle ilgili ) hastalıklara karşı direnç sağlar.
*İçerdiği Allantoin, D-Panthenol, Gliserin, Vitamin E ile birlikte Kadife Çiçeği, Ihlamur, Yeşil Çay, Papatya, Hamamelis ( Cadı Fındığı ) ve Aynısafa ekstreleri hassas cildi yumuşatır ve korur.
*Paraben, Phtalate, Phenoxyethanol ve hayvansal maddeler içermez.
Haricen kullanılır. Kullanımı; Biraz suyla köpürtün, intim temizliğinden sonra ılık suyla yıkayın.
Tanıtım Yazısıdır.....

FACEBOOK , INSTAGRAM , TWİTTER hesaplarımı beğenip, takibe almayı unutmayın olur mu?

15 Ocak 2018 Pazartesi

Sömestr’da Eğlenceli Aktiviteler Uçurtma Müzesinde

Sömestr Tatilinde Eğlenceli Aktiviteler Yine Uçurtma Müzesinde

Ülkemizin ilk ve tek, dünyanın ise 18 uçurtma müzesinden birisi olan Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi sömestr tatilinde de çalışmalarına devam ediyor.

Sömestr tatili yaklaştı. Soğuk kış günlerinde sömestr tatilinde evde oturmak veya AVM’lerde vakit geçirmek yerine eğlenceli aktivitelere katılabilirsiniz.

Üsküdar’daki Uçurtma Müzesi’de bu aktiviteler için iyi bir seçenek. Küçük büyük herkesin çok sevdiği oyuncaklar arasında yer alan uçurtmanın bir de müzesi var. Dünyanın 33 ülkesinden toplanmış 2700 parçadan oluşturulmuş koleksiyon görülmeye değer. Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesinde tamamen tiyatral anlatımla, interaktif bir iletişim diliyle gerçekleştirilen programda sadece çocuklar değil, yetişkinler de çok mutlu oluyor.

Çin’den gelen ejderhalar, Amerika’dan gelen ahtapot, Malezya’dan gelen birbirinden harika uçurtmalar, Japonlar, Koreliler, Endonezyalılar ve daha pek çok ülkenin uçurtmaları oldukça eğlenceli bir sunumla ziyaretçilerini bekliyor.

3 Yaş ve üzerindeki tüm katılımcılara açık olan müze içinde yer alan uçurtma okulunun atölyelerinde ise isteyenler çalışmalara katılarak rengârenk kâğıtlardan kendi uçurtmasını yapabilmektedir. Uçurtma eğitmenleri tüm çalışma boyunca destek vermektedir.

Tüm mesai günleri 09.00 – 17.00 arası açık olan müzeye giriş ücretsizdir, atölye çalışmasına katılmak isteyenlerden ise sadece uçurtma malzemeleri için 18 TL talep edilmektedir.

Programlara katılım için randevu alınmasını özellikle öneriyoruz.
İletişim bilgileri:
Adres: Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Uncular Cd. Bakıcı Sk. No:12 ÜSKÜDAR – İSTANBUL
Telefon: 0216 553 23 37 – 0532 616 14 66
Web: www.ucurtmamuzesi.net

Tanıtım Yazısıdır

FACEBOOK , INSTAGRAM , TWİTTER hesaplarımı beğenip, takibe almayı unutmayın olur mu?

12 Ocak 2018 Cuma

Beklerken Seni / Çağlayan Dikmen

Her kitap bir hazinedir bana göre. Geçen sene biri dörtleme, biri üçlemeden oluşan seri kitapları, birkaç tane romanı, bir de 1 numaram Egemen için aldığım ve  içeriklerinden haberdar olmak için okuduğum tüm kitapları ( ona , buna , şuna tıklayıp inceleyebilirsiniz ) hazineme dahil etmiştim. Bu sene ise hazineme eklediğim ilk ganimet, Biricit İle Yeni Yıla Merhaba / Hediyeleşme Etkinliği'nde güzel bir sürpriz ve büyük bir jestle bizimle olan, Çağlayan Dikmen'in Minval Yayınları'ndan çıkarmış olduğu, 2017 Aralık basımlı ve yazarının da ilk kitabı olan Beklerken Seni oldu..
Bir kitabın 2017 Aralık çıkışlı 1.baskısına sahipseniz çok şanslısınız demektir... Ama o ilk baskıya, yazarının isminize özel imzasıyla sahipseniz daha çok şanslısınız demektir.. Ben de o gün, o şanslı isimlerden biriydim.
Kitapla ilgili birkaç kısa bilgiden sonra konusuna geçeceğim...
Genel yayın yönetmeni: Nesibe Mumcu
Editör: Sercan Can
Sayfa tasarım: Ender Güler
Kapak tasarım: Hüseyin Özkan
Sayfa Sayısı : 272 ( ilk 9 sayfa kitap bilgisi, önsöz, teşekkür içeriyor )
İnsanlar öldürdükleriyle yaşar. Bazen yitip giden insanlar geçmişinizde gömülür. Hepsinin başında bir mezar taşı vardır ve siz onları içinizde bir yerlerde öldürürsünüz. Kimi zaman sizinle var olan, sizinle birlikte yaşamaya devam eden insanlar bir tümör gibi içinizde büyür ve sizi de yok eder. Bir de bakmışsınız, yok olmuş ve silinip gitmişsinizdir. İnsanlar sizin hayatınıza girdiğinde size miras bıraktıkları tek şey anılardır. O anılar sizin yaşamınızda olan, son nefesinize değin sizinle birlikte yaşayacak olan acı, tatlı, keyifli, üzücü kalıntılardan başka bir şey değildir. İşte o nedenle hayatınızda bir dönem var olmuş kişileri ancak geçmişinizde bir yerlere gömerseniz yaşayabilirsiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
Ve işte başlıyoruz.....
Kıvanç, orta yaşın başlarında, iyi bir işi, belli bir yaşam kalitesi olan ve yakışıklı sayılabilecek bir adam. Bir gün önünden geçtiği kitapçıda gördüğü ve kapağındaki küçük turuncu renkte model araba fotoğrafının olduğu bir kitap ilgisini çeker. Bu kitap onu bir anda yıllar öncesine, anılarına götürür. Ve hiç düşünmeden, içeriğini, yazarını bilmeden alır kitabı. Kitabı okumaya başladığında lise yılları ve üniversite hayatı canlanmaya başlar zihninde. Hayatında onu seven ve bekleyen Pelin; aklını başından alan ve heyecanını, aşkını yeniden harekete geçiren ama ilişkinin sonunu göremeyen İpek; hayatını, tüm benliğini adayacağı ve ömrünün kalanını geçirmek istediği fakat sevmeye korkan Derin..okumaya devam ettikçe yeniden yaşatır onları benliğinde.

Devlet memuru olarak atama tercihini sevgilisi Pelin'in yaşadığı İzmir'e yakın bir yere seçen Kıvanç'ın hayatı, üniversite yıllarından bir arkadaşının sevgilisi olarak tanıdığı İpek'in sosyal medyada bir yorumda ondan bahsetmesiyle aniden değişir. Mesajlaşmalar, konuşmalar, ilk buluşma derken Kıvanç kendisini İpek'e adar. İnişli çıkışlı bir ilişkinin ardından ağır yaralar alan Kıvanç, duygularını tekrar harekete geçiren ve yeniden içinde bir şeyler filizlenmesine neden olan Derin ile karşılaşır. Sevilmekten çok sevmeyi, aşık olan taraf olmayı, mutlu etmeyi seven Kıvanç'ı hikayenin sonunda, beni şaşırtan ve yanıltan bir son beklemektedir..
Bunlar da benim kitapta okuyup, üstlerini çizerek notlar aldığım cümleler..
Bir yara gibidir hayat, mutlaka birileri de yara bandıdır..
Hatalarımızın kaynağı biz değilizdir. Hata başkalarınındır, pişmanlıklarsa bizim..
İnsanları gömdüğün bir mezarlıktır anıların..
Büyürken yalnızlaşırsın, büyüyen yaşındır, yitirdiğin çocukluğun..
Mutlu etmek istediğiniz kişi mutlu olmak istemiyorsa yapacağınız bir şey yoktur..
Her aşkta bir maktul vardır bir de katil..
Geçmişine takılıp kalırsan, gelecekteki güzel günleri de ıskalarsın..
Geçmişi geri getiremezsin ama geleceğe yön vermek senin elinde..
Öncelikle kitap yorumlama konusunda asla iddiası olmayan bir kitap sever olduğumu belirteyim. Ve Çağlayan Dikmen'e bizimle olduğu, imzalı kitabını bizlere hediye ettiği için teşekkür edeyim. Kitabın sosyal medya hesaplarında paylaşımı yapılırken gördüğüm #kıvançderin etiketi, bana olayların bu iki kahraman etrafında şekilleneceği izlenimini vermişti. Ama Derin'in olaylara neredeyse kitabın yarısından sonra dahil olması yanıldığımı gösterdi. Kitabı okurken Pelin için çok fazla bir şey hissetmedim. Heyecanını yitirmiş bir ilişkinin tek tarafıydı çünkü. Kıvanç'ın Pelin'le ilişkisi devam ederken İpek'le yeni bir maceraya yelken açması, Pelin'e haksızlık olmuş sadece. İpek ve Derin'i ilişkiye bakışları, yaşamaları, beklentileri konusunda neredeyse aynı mizaçta gördüm. Onlar seven değil sevilen taraftı. Dengesizlikleri, yaşadıklarını ilişki olarak adlandıramamaları, birliktelikte bir gelecek görememeleri, inişleri çıkışları, Kıvanç'a karşı tutumları benzerlikler gösteriyordu. Kitabı Kıvanç açısından nasıl bir son olacak diye merakla okudum. Ve finalde şaşırdığım, duygusal bir sonla karşılaştım. Demiştim size benden kitap yorumcusu olmaz. Benim de yapacağım yorum ancak bu kadar olur. İçinde biraz romantizm, biraz dram olan türlerden hoşlanıyorsanız okuyun bakalım, siz de finalde şaşıracak mısınız ?

FACEBOOK , INSTAGRAM , TWİTTER hesaplarımı beğenip, takibe almayı unutmayın olur mu?

10 Ocak 2018 Çarşamba

Otacı Kuru & Normal Saçlar İçin Limonlu & Zeytinyağlı Bitki Özlü Şampuan

10 seneyi aşkın bir süredir, istikrarlı bir şekilde, hiç değiştirmeden aynı şampuanı ve saç kremini kullanıyordum.. Ta ki kasım ayında Otacı'dan gelen hediye kargoda ve Biricitinyeri YaseminKokuluBirHayat'ın aralık ayında verdiği Yeni Yıla Merhaba Ve Hediyeleşme Etkinliğinde de sponsor olan firmadan yine aynı ürün elime ulaşıncaya kadar.. Aslında dediğim gibi kolay kolay şampuan değiştirmezdim ama Otacı'ya özellikle bitkisel özlü özelliklerinden ve de etkilerini merak ettiğimden dolayı bir şans vermek istedim.
Otacı markası ile ilk kez, geçen sene başında kullandığım Otacı Ferahlatıcı Güllü Su ile tanışmıştım. Temelleri 1955 yılında atılan, %100 yerli sermayeli, yerli ilaç sanayinde ilk patent alan marka olan ve anlamı öz Türkçe'de hekim anlamına gelen Otacı'nın şampuan serisi haricinde; Krem, Makyaj Temizleme Suyu, Gül Suyu, Doğal Sabun Serisi, Saç Şekillendirici Serisi, Masaj Yağları, Çocuk Ürünleri, Kolonyalar, Ayak Bakım Ürünleri, Güneş Kremi gibi ürünler de bulunuyor.
Hediyeleşme etkinliğinde pakette tek kullanımlık bitki özlü ve meyveli şampuan numuneleri de vardı ama tek kullanımlık ürünler genelde ürün etkilerini yorumlayabilmek için yetersiz olduğundan ben 400 ml. orijinal boy ebatlı Limonlu & Zeytinyağlı Şampuan yorumlarımı yazacağım.. 

Şampuan ile ilgili olarak '' Saçları ve saç derisini hassas olarak temizler. Limon özleri ışıltı ve enerji verir, saf zeytinyağı ise bakım yapar, yumuşaklık sağlar. Saçlar kolayca durulanır, taranır ve şekil alır. Düzenli olarak kullanıldığında saçların özündeki doğal ışıltıya ve sağlıklı görünüme kavuşur '' şeklinde bir açıklama var ambalaj arkasında.
İçinde neler yok ? 
 İçinde neler var ? 
Limon yağının; C vitamini bakımından zengin, antiseptik, dinçleştirici, deodorizan ve uyarıcı etkileri olduğunu ve de aromaterapide; bedensel ve zihinsel yorgunlukları gidermede, problemli ciltlerde ve ağrılı durumlarda kullanıldığını..Zeytin Yağının ise; A ve E vitaminleri bakımından zengin olduğunu ve de cildi besleyici, nemlendirici ve yumuşatıcı etki gösterdiğini şuraya bilgi olarak bırakayım ben..
Şampuanın, limon ve zeytinyağını anımsatacak şekilde sarı rengi, baskın limon kokusu ve yarı akışkan yapısı var. Bitkisel olduğu için çok fazla köpürmeyeceğini düşündüğüm şampuan beni çok yanıltmadı. Kimyasal içerikli şampuanlar kadar olmasa da yine de hafiften bir köpürmesi oluyor. Saçlarımı yıkarken hissettiğim tek şey limonun ferahlatıcı kokusu ve zeytinyağının ellerimi yumuşatıcı etkisi oldu. Zeytinyağının yumuşatıcı etkisi yıkama esnasında saçlarımda da hissettirdi kendisini. Uzun süre aynı şampuanı kullanıp sonra farklı bir şampuana geçerken korktuğum şeylerden birisi saçımda kepek olup olmayacağı idi. Neyseki bu konuda sıkıntı yaşamadım. Saç yapım ince telli ve ne çok kuru ne çok yağlı ikisinin ortası bir tipte olsa da ben saçlarımı kurutma yada yağlandırma konusunda olumsuz bir durum görmedim. Kolay tarama anlamında hangi şampuanı kullanırsam kullanayım, bel hizamda olan saçlarım için muhakkak ayrı bir krem kullanmam gerektiğinden, saçlarımın taranmasını ekstra kolaylaştırdı da diyemeyeceğim. 2 aydır kullandığım şampuan saçlarımda fark edilir bir ışıltıya sebep olmasa da saç diplerinden ucuna kadar vermiş olduğu temizlenmiş hissini, limon kokusunu, yumuşatıcı etkisini, içeriğinin bitki özlerinden oluşmasını sevdiğim Otacı Limonlu & Zeytinyağlı Bitki Özlü Şampuanı ben beğendim...

FACEBOOK , INSTAGRAM , TWİTTER hesaplarımı beğenip, takibe almayı unutmayın olur mu?